TÜRKİYE 1'İNCİ İNNOVASYON KONFERANSI...
DEVLET BAKANI TÜZMEN:
''DÜNYA TİCARETİNDE DAHA FAZLA SÖZ SAHİBİ OLABİLMEK
İÇİN FİRMALARIMIZIN REEL EKONOMİ GERÇEKLERİ
DAHİLİNDE RİSKLİ OLDUĞU KADAR, GERİ DÖNÜŞÜ DE YÜKSEK
OLAN TEKNOLOJİ VE BİLGİ ÜRETİMİYLE İLGİLİ YENİLİKÇİ
PROJELERE DAHA FAZLA YÖNELMESİ GEREKİR''
''(YA YENİLEN YA DA ÖL) GİBİ BİR DURUMLA KARŞI
KARŞIYAYIZ. YENİLİK YAPMAYAN ÖLMEYE MAHKUMDUR''

Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, ''Dünya ticaretinde daha fazla söz sahibi olabilmek için firmalarımızın reel ekonomi gerçekleri dahilinde riskli olduğu kadar, geri dönüşü de yüksek olan teknoloji ve bilgi üretimiyle ilgili yenilikçi projelere daha fazla yönelmesi
gerekir'' dedi.

Fed Training ve Turkishtime'nin düzenlediği Türkiye 1'inci İnnovasyon
Konferansının açılışında konuşan Tüzmen, Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı
Oğuz Satıcı'nın ''Bizim için iyi bir kur politikası icat etmek gerekli galiba''
sözünü anımsatarak, bugüne kadar yaşanılan hataların tekrarlanmamasının bile
yeterli olacağını, icat etmeye gerek bulunmadığını söyledi.

İnnovasyonun para kazandıracak bir icat, buluş veya yenilik demek olduğunu
ifade ederek, dış ticareti artıracak yeniliklere değinen Tüzmen, serbest bölgeler
içinde alış veriş mağaza zincirlerinin kurulması, Fındık Tanıtım Grubunun farklı
bir reklam yapması ve Turquality projesinin innovasyon olduğunu, bunlar dışında
bazı ülkelerle ticareti artırmaya yönelik çalışmaları bulunduğunu belirtti.

Türkiye'nin sadece AB ülkeleri arasında değil, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ülkeleri içinde de ihracat şampiyonu olduğunu anımsatan Tüzmen, bunun sürdürülmesi için innovasyona devam edilmesi gerektiğini,
innovasyonun ileride dünya ekonomisine damgasını vuracağını kaydetti.

Dünya ticaretinde lider ülkeler arasına girebilmek, sürdürülebilir büyüme,
uluslararası düzeyde rekabetçi yapı ve toplumsal gelişme performansının ancak
geleneksel ekonomilerin innovasyon ekonomisine dönüştürülmesiyle mümkün
olabileceğini ifade eden Tüzmen, ''Sanayiciler için innovasyon verimliliği,
karlılığı artırıcı etkisiyle yeni pazarlara girilmesi ve mevcut pazarların
büyütülmesini sağladığından ülkemiz için ihracatımız açısından da büyük bir önem
arz etmektedir'' diye konuştu.

''GELİR-MALİYET DENKLERİ''-

Kürşad Tüzmen, innovasyonun aynı zamanda bir gelir-maliyet denklemi olduğunu
vurgulayarak, 1995-2006 Ağustos dönemi içinde yaklaşık 350 milyon dolar kaynağın
sanayicilerin araştırma-geliştirme (AR-GE) faaaliyeti için kullandırılığını,
AR-GE'nin gayri safi yurtiçi hasıla (GSYİH) içindeki payının 2002 yılı itibariyle
yüzde 0,67 seviyelerine ulaştığını, 2010 yılında ise yüzde 2 seviyesine ulaşma
hedefi üzerine çalışmalarının yoğunlaştığını ifade etti.

İnnovasyonun bir bilgi birikimine ve bilgi mimarisine dayandığını belirten Tüzmen, şunları kaydetti: ''Kendin pişir kendin ye innovasyon mimarisi artık 21'inci Yüzyıla
uygun değildir. Enformasyon teknolojisi yapıyı değiştirmektedir. Bilişim bilginin
yayılmasını, kitleselleşmesini, dağılmasını ve ucuzlamasını sağlamaktadır. Yeni
dönemde bilgi tekelleri çok zorlanacaktır.''

Türkiye'de bir risk sermayesi havuzu oluşturulması gerektiğini vurgulayan
Tüzmen, ''Dünya ticaretinde daha fazla söz sahibi olabilmek için firmalarımızın
reel ekonomi gerçekleri dahilinde riskli olduğu kadar, geri dönüşü de yüksek olan
teknoloji ve bilgi üretimiyle ilgili yenilikçi projelere daha fazla yönelmesi
gerekir. Ya yenilen ya da öl gibi bir durumla karşı karşıyayız. Yenilik yapmayan
ölmeye mahkumdur'' diye konuştu.