WHAT IF YARATICI DANIŞMAN VE EĞİTMENİ REID:
-''MESELE NE YAPTIĞINIZDA DEĞİL, NASIL YAPTIĞINIZDADIR.
KİLİDİ AÇACAK OLAN ŞUDUR; EĞER YENİLİKÇİ İSENİZ HİÇBİR ZAMAN
AYAĞINIZ TAKILMAZ. ÇÜNKÜ O NOKTADA SÜREÇLER SİZE HİÇ YARDIM
ETMEZ, KİM OLDUĞUNUZ ÖNE ÇIKAR''


07.12.2006 - Yeni ürün ve marka geliştirme şirketi What If'in Yaratıcı Danışman ve Eğitmeni Andy Reid, neyin değil, nasıl yapıldığının önemli olduğunu belirterek, ''Kilidi açacak olan şudur; eğer yenilikçi iseniz hiçbir zaman ayağınız takılmaz. Çünkü o noktada süreçler size hiç yardım etmez, kim olduğunuz öne çıkar'' dedi.
Reid, 7'nci Pazarlama Zirvesinde What If'in Marka Stratejisti Liz Evenden
ile birlikte ''Fikirlerinizle Uçurun'' konulu interaktif bir sunum gerçekleştirdi.
Reid ve Evenden, sunumlarına katılımcıların kendilerini daha iyi hissetmeleri için ayağa kaldırıp yanındaki kişiyle kucaklaşmalarını isteyerek başladılar.
Andy Reid, yaratıcılık için beş davranış şekline sahip olmak gerektiğini, bunların ''tazelik'', ''iç görü sahipliği'', fikirlerin yeşermesi ve büyümesi için ''seracılık'', ''oyunbazlık'' ve ''gerçekçilik'' olduğunu söyledi.

Firmaların çok sayıda süreçle çalıştığını kaydeden Reid, ''Mesele ne yaptığınızda değil, nasıl yaptığınızdadır. Kilidi açacak olan şudur; eğer yenilikçi iseniz hiçbir zaman ayağınız takılmaz. Çünkü o noktada süreçler size hiç yardım etmez, kim olduğunuz öne çıkar'' diye konuştu.
''Yeni ve taze bakış açıları edinmelisiniz'' diyen Reid, tazeliğin bir takım uyaranlar ve tecrübeler aramak olduğunu anlattı.

''YENİLİKÇİLİK SÜREKLİ DÖNGÜSEL OLARAK İLERLEMELİ''

What If şirketi hakkında bilgi veren Evenden ise dünyada çeşitli kentlerinde
5 ofislerinin bulunduğunu, 240 kişinin çalıştığını, ve bugüne kadar 2 bin 400
proje yönettiklerini belirterek, ''Dört şey yaparız; icat ederiz, müşterilerin
kendi kendine yapmalarına yardımcı oluruz, kendimiz için yeni girişimler yaparız,
güçlü bir değerler demeti oluştururuz ki bıraktığımız dünya aynı olmasın, tüm
yetenekler bir şeyler için kullanılsın'' değerlendirmesinde bulundu.

Fikirlerin zamana ihtiyacı olduğunu, biraz üzerinde düşünmek, anlamaya
çalışmak ve ilgiyle bakmak gerektiğini vurgulayan Evenden, ''Yenilikçilik her
zaman yapılmak zorunda, çünkü bir yenilik bir süre sonra artık yeni değil eski
bir şeye dönüşüyor, yani sürekli döngüsel olarak ilerlemeli'' dedi.

Lego'nun kendilerinden 5-9 yaş arası çocuklar için oyun yaratmalarını istediğini, oyuncak şirketinin daha önce her şeyi denemiş olduğundan zor bir durumla karşı karşıya geldiklerini anlatan Evenden, şunları söyledi:
''Önce (farklı bir perspektiften görmeliyiz) dedik. Baktık ki Lego'nun baş tasarımcısının çocuğu yok. Dünyaya 5-9 yaşındaki çocukların gözüyle bakmasını
sağlamalıydık. Bunun için de tasarımcının dört gün boyunca çocuklu bir aileyle
zaman geçirmesini sağladık. Sürecin sonunda çocukların Lego'yu inşaat araçları
olarak değil, zaman geçirme aracı olarak algıladıklarını gördük. Ardından
sorduğumuz soru şu oldu; TV, Lego, futbol oynamak, acaba hangisi
kazanacak?''